Bankacılık-hukuku

Bilgi işlem ve haberleşme teknolojisinde yaşanan hızlı değişim, gelişim ve sektörel liberalleşme ile birlikte piyasalar arasındaki sınırların kalkması ve dünyanın tek bir global pazar haline gelmesi, piyasadaki işlemlerin hukuksal boyutlarında önemli değişiklikleri gündeme getirmiştir. Bütün bu gelişmeler, özellikle İstanbul ve Ankara gibi ticaret yoğunluğunun yaşandığı merkezlere sahip Türkiye’nin de bir finans merkezi olması sonucu doğurmuş ve bu durum, şüphesiz bankacılık ve finans sektörünün ve uygulanacak hukukunun önemini artırmış, gelişimine pozitif yönlü bir ivme kazandırmıştır.

Ekonominin harekete geçirilmesi, ekonomik kaynakların dağıtımı ve günlük finansal işlemlerin yapılması bankalar aracılığıyla yapılmaktadır; çünkü bankalar, devletin kamu hizmeti için hazineye gelir sağlamak amacı ile çıkardığı tahvil ve bono gibi finans araçlarını satın alarak devleti kredilendirmekte veya bunların yatırımcılara satışında aracılık yapmakta; büyük, orta ve küçük boy ticari kuruluşlara nakdi ve itibari kredi sağlayarak ekonominin dinamizmini oluşturmakta; toplumu oluşturan bireylere kredi kartı, tüketim kredisi vererek veya bankomatlar ile bireylerin günlük ihtiyaçlarının karşılanmasında olanaklar sağlamaktadırlar. Bunlar açık bir biçimde bankacılık faaliyetinin ekonomik ve sosyal alanda önemli bir yeri olduğunu göstermektedir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir